5 Aralık 2010 Pazar

şükran moral ve ötesi

İstanbul'da 2 aralıkta sergilediği kimilerine göre performans kimilerine göre rezalltetten sonra yeniden ve belki de ilk defa gerçek anlamda Ülkesinde gündeme gelen Şükran Moral öncelikle kimdir bakalım.
Şükran Moral Türkiye'de performans sanatının önemli isimlerinden biri.. Daha önce Yüksek Kaldırım’da hayat kadınını oynadığı o ünlü performansıyla isminden söz ettiren Moral, son performansıyla da gündeme bomba gibi düştü..
Samsun Terme doğumlu Şükran Moral, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nden ve Roma Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nden mezun oldu. İstanbul’da ve Roma’da yaşıyor ve çalışıyor
Ama öykü bu kadar basit değil, yıllar önce kendisi ile yapılan bir röportajdan alıyoruz ki, bugün bu kadar marjinal ve isyankar görünmesinin nedeni çocukluğunda başlıyor zira Şükran Moral'ın Karadenizli ailesi okumasını istemiyor. Sbep ise ya o...pu olursa. Oysa başarılı ve hırslı bir çocuk böyle olunca da o da zor olanı seçiyor ve kaçarak yııllarca ailesinden 5 kuruş para almadan okuyor.
İtalyada yaşadığı dönemde çarmığa kendini çıplak gererek oradaki dini gruplardan tepki alıyor ve ülkeden sınırdışı ediliyor ama dava açarak 1994 de İtalya'ya geri dönüyor.
Şükran Moral'ın tüm eserlerinde bir sınırdışılık var zaten, cinsellik ise onun için tau değil, sınırları zorlamayı seviyor ve bana göre içindeki çocuk hala isyanlarda.
Frida Kahlo, camillie claudel vb kadınlara baktığınızda delilik boyutuna yaklaşan sıradışılık görürsünüz ama başka birşey daha görürsünüz bir yerlerinde bir kanayan yara vardır ve irini akıtırlar bu da onların beğenirsiniz yada beğenmezsiniz ama o eserlerini ortaya çıkarır. Picasso gibi.
Milliyet'te bu konu ile röportajında "Şükran Moral’ın Milliyet Sanat Dergisi’nin aralık sayısında Fırat Demir’e verdiği röportajı hatırlıyorum. Moral orada “Amemus” ile amacının seyircinin erotik bölgelerine sızmak olduğunu söylemişti. Fakat bu amaca hizmet edecek performansın kendisinin bile üzerine çıkan bir deneyim olduğundan bahsetmişti. Öte yandan Moral “Amemus”un seyircinin üzerinde nasıl bir etki bırakacaksa, kendisi üzerinde de benzer bir etkiyi bırakacağına değinmişti"
Kendisinde yada izleyenlerde nasıl bir tepki yarattı bilimiyorum, ben o performasnı görmek istermiyim HAYIR istemem , ben bunu yapabilirmiyim bir sanatçı olsam HAYIR yapamam. Mehveş Evin'İn cumartesi Milliyet'de dediği gibi amacına ulaşmak yani ülkesinde popüler olmakmıydı hedefi emin değilim. Ahmet HAKAN gibi içine tükürürmüyüm ona da HAYIR. Cesaretine hayranım, sanatmıdır izlemedim bilemiyorum ama mühendisliğie eş zamanlı fotograf okumuş ve nü çekimlerine katılmış biri olarak orada nasıl yansıtıldığıdır önemli olan benim için kavramlsal olarak sanat olabilmesi için bunu da bilemiyorum. Ama cinselliğin böylesine absürd yaşandığı bir ülke de bizi kendimizle yüzleşmeye vesile oldu ise, iki yüzlüğümüzü sahteliklerimizi samimiyetsizliğimi sanat ile ki sanat bunun için en önemli noktadır afferim derim kendisine ve ne yaparsa yapsın onaylamasam da sıkı bir takipçisi olacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder